tesettür ve felsefe toplumu konu

tesettür ve felsefe toplumu konu

tesettür diyorki  Arles Krallığı’nın birkaç büyük din adamı ve( manastırı başrahibi, 1040 ve 1041’de, İtalya’daki piji nezdinde hareketin propagandasını yapmak üzere bu gitmişlerdi. Ancak, büyük bir başarı sağlamış gibi mektedirler.^^^ Lorraine ve Alemanya ancak pzyılm s(„ doğru bu hareketten ciddi bir biçimde etkilendiler; İngj|,' ise, hiçbir zaman etkilenmedi. Siyasal yapıdaki farklılıklaf; gelişmenin bölgelere göre özgünlük kazanmasının nedeni^,tesettür ni kolayca açıklamaktadır. tesettür ya kendi ayakları üzerinde durmak «■ düzensizlik içinde yok olmak kaçınılmaz hale gelmişn.
Soissons ve Beauvais piskojiosii. 1023’te bir barış birliği oluşturarak, Cambrai’deki mesleki, larım buna katılmaya zorladılar; İmparatorluk tebaası olnui;, birlikte, kendileri gibi Fransa’da yer alan Reims başp4 posluğuna bağh bulunan bu din adamı, bir piskoposunla ait işlere karışması “uygun olmaz” diyerek, önerip reddeı imparatorlukta, özellikle de imparatorluk piskoposluk lunda, devlet fikri hâlâ daha çok canlıydı ve devletin kenfe de, görevlerini yerine getirmekte tam olarak yetersiz saıi mazdı. Aynı şekilde, büyük Compostelle Başpiskoposu Dit go Geknirez’in “Romahlar ve Franklar’ınkine” benzer komi kararlarını ülkeye sokabilmesi için, Kastilya ve Leon’Jı 1124’te, kraUığı önemli ölçüde zayıf düşürecek bir taht kavgı smın yaşanması gerekmişti, Fransa’da, tam tersine bir dunı söz konusuydu ve kraBığın güçsüzlüğü her yerde göze ıpf yordu. Fakat bu durum, hiçbir yerde, uzun bir süreden te hemen hemen bağımsızmış gibi yaşayan ülkenin günejinte ve ortasındaki anarşik bölgeler kadar belirgin de^di. Mıö burada hiçbir hükümdarhk, örneğin Flandre’da ya da te' mandiya’daki gibi sağlam bir biçimde kurulmayı başars mıştı. Dolayısıyla,
Yanmadamn güneyinde, Tann ateşkesi bir Fransız papa (II. Urbun) ve Nei tarafından dayatılmıştır: JAMISON, içinde Papers ofthe Britısh SebooJat hm, !“'■
Tüm şiddet eylemlerini ortadan kaldırmayı düşlemek bile mümkün değildi. Bunları en azından sınırlandırmak umut edilebilirdi. İşe, önce bazı kişileri ve bazı eşyaları özel koruma alona alarak başlandı; kendisine TanrTmn Barışı adını veren şey buydu. Charroux Konsili’nin listesi büe çok taslak halindedir: Kiliseye zor kullanarak girmenin ve yağmalamanın, köylülerden hayvanlarını zorla almanın, silah taşımaması koşuluyla bir din adamma tokat atmamn yasaldanması gibi. Daha sonra bu liste geliştirildi ve belirginleştirildi. İlk kez, 990’ da, Puy Dinsel Kurulu kararıyla doğası gereği korunan insanlar arasına tüccarlar da ahnmış gibi görünmektedir.tesettür Giderek daha ayrıntdı bir biçimde yasaklanan eylemler envanteri hazırlandı ki, bunlar arasında örneğin değirmen yıkmak, üzüm bağını sökmek, kiliseye giden ya da kiliseden dönen bir adama saldırmak gibi eylemler yer ahyordu. Yine de öngörülmüş bazı istisnalar bulunuyordu. Bunlardan bazıları savaşm gereği olarak dayatılmış gibi görünmektedir: 1023 tarihli Beauvais Andı’nda, savaşa gidenlere, kendilerinin ve maiyetindekilerin jiyecek gereksinimini karşılamak amacıyla köylülere ait hayvanları öldürmeleri izni verilmektedir. Ötekiler ise, o dönemde her türlü yönetme yetkisi kullanmanın yasal açıdan ayrılmaz bir unsuru olarak kabul edilen baskı, hatta şiddet uygulama hakkma saygı duyulmasıyla açıklanabihyordu; 1025’te, Saöne nehri üzerindeki Anse’da toplanan senyörler, “Köylüleri soyup soğana çevirmeyeceğim. Bana ait topraklara girmedikleri sürece, hayvanlarını öldürmeyeceğim” diye söz veriyorlardı. Nihayet, başka istisnalar, evrensel olarak uyulan hukuksal ve ahlâkî geleneklerce kaçınılmaz kıhnmışlardı. Bir adam öldürme olayından sonra “kan davası” hemen her zaman açıkça ya da dolayh yolla sakh tutulmuştu. Zavalh ve yoksul insanların güçlüler
özellikle de hayduduğu durdurmak: Tüm bunlan gerçejjj^ mek, zaten yeteri kadar büyük amaçlardı.
Fakat, eğer saygı duyulan ve özel olarak korunnıat., reküği düşünülen bazı kişiler ve eşyalar vardıysa, neden. det kullanılmasımn yasaklandığı günler de olmasın4^ Karolenjler zamanındaki bir kanunname, pazar günleri \ davası”nın sürdürülmesini yasaklıyordu. Görünüşe görejfj^ de, Roussülon’daki “Toulonge çayırlarında” toplanan mıİ!; vazı piskoposluk kurulunca ilk kez yeniden ele alınan bu u sak (kuşkusuz karardıkta kalmış olan bu kanunnamenin vc ğı doğrudan büinmiyordu ama buradaki düşünce yaşıyori; genel olarak başka türden yasaklarla da birleşerek,k]sasûre4 başarı sağladı. Aslında, çok erken tarihlerden itibaren, lanısi tek bir dinlenme günüyle yetinmek istemiyordu. Zaten b zeyde, Tanrı’ya ayrılmış pazar günü yasağına koşut bir bigı. de, bu defa da. Paskalya yasağı ortaya çıkmıştı (Beauvaij’i 1023’te). “Tann’mn ateşkesi” adı verilen bu dönemsel i bırakma yavaş yavaş yaygınlaşarak yalnızca büyük bayram güt lerini değil, çarşamba gecesinden itibaren pazara kadar ok ve pazara hazırlanma olarak kabul edilen üç günü de kapsıd Bunun sonucunda, doğal olarak savaş için banşa göre dik az bir süre bırakdmış oldu. Bu konuda ilke olarak hemenk men hiçbir istisna kabul edilmemişti ve eğer bu bdarçokıı katı istekte bulunulduğu için kural genellikle etkisü kak olmasaydı, hiçbir yasa bundan daha yararlı olamazdı.
tesettür sundu.